AŞK

AŞT

tao kehanet kartlarıyla ve TAROT KARTLARIYLA sorularınıza cevaplar bulun hiç bir ücret ödemeden BURAYA TIKLAYIN

tao kehanet kartlarıyla ve TAROT KARTLARIYLA sorularınıza cevaplar bulun hiç bir ücret ödemeden BURAYA TIKLAYIN

AŞK İÇİN SENDE YORUM EKLERMİSİN



Çocuğunuz Altı Aydan Küçük ve Henüz Ek Gıda Almıyorsa
Emzirmeyi sıklaştırın.
Her kaka yapışta çaydanlığın altındaki kaynamış ve soğumuş sudan olabildiği kadar çok içirin. Çocuğunuz Ek Gıda Alıyorsa
Çocuğunuzu yemeye teşvik edin ve ona, günde en az 6 kez yiyecek sunun.
Kısa aralıklarla enerji ve proteinden zengin, yumuşak, taze hazırlanmış, püre şeklindeki yiyeceklerden (beyaz peynir, haşlanmış yumurta, patates, yoğurt, yoğurt ile yapılmış az yağlı pirinç çorbası, tarhana çorbası, pirinç lapası, haşlanmış et, ızgara köfte, az yağlı pirinç pilavı, makarna gibi) verin.
Potasyumdan zengin besin olarak muz püresi veya taze sıkılmış meyve suları içirin.
Şekerli ve yağlı yiyecekler ishali artırır. Çocuklara böyle gıdalar (çikolata, bisküvi, gofret, kuruyemiş, pastalar, meşrubatlar, yağ, bol, reçel, pekmez) vermeyin.
Hazır meyve suları ve kolalı içeceklerin ishalli çocuğunuza hiçbir yararı yoktur.

Çocuğunuzu İshalden Korumak İçin
Ona ilk altı ay sadece anne sütü verin.
Dokuz aylık olunca kızamık aşısını yaptırın.
Çocuğunuza yiyecek hazırlamadan ve beslemeden önce, çocuğunuzun altını değiştirdikten sonra, kendiniz tuvaletten çıktıktan sonra mutlaka ellerinizi yıkayın. Ellerinizi yıkarken sabunu elinizde dört defa çevirmeniz yeterli olacaktır.
İshal olma riskini azaltmak için çocuğunuzu beslerken biberon kullanmayın. Bebeğinizin yiyeceklerini kolay temizlenen cam veya porselen kaplarda hazırlayın ve kaşık ile yedirin.
Temizliğinden emin olmadığınız yiyecek ve içecekleri asla kullanmayın.
Çiğ sebze ve meyveleri temiz su ile yıkamadan yedirmeyin.
Yiyecekleri ağzı kapalı olarak buzdolabında saklayın.
Pişirilmiş yiyeceklerinizi oda sıcaklığında iki saatten fazla bırakmayın ve bunları çocuğunuza yedirmeyin.
Temizliğinden emin olmadığınız suları kaynatıp soğutarak çocuğunuza içirin.
İçme ve kullanma sularınızı temiz kaynaktan temin edip, temiz kaplarda ağzı kapalı olarak saklayın.

İshalli Çocuğun Anne ve Babasına Öneriler
İshal su kaybı nedeniyle öldürücü olabilen bir hastalıktır. İshali olan çocuğunuzda su kaybını önlemek için su ve sulu gıdaları (kaynatılmış çorbalar) her zamankinden daha fazla verin.
Her kakadan sonra, iki yaşından küçük çocuklara bir çay bardağı, iki yaşından büyüklere ise bir su bardağı, yukarıda sayılan içeceklerden mutlaka içirin.
İshali olan çocuğu aç bırakmayın, beslenmesine devam edin. İshalli çocuğu sık sık ve az az besleyin. Emiyorsa anne sütünü kesmeyin. Daha sık emzirin. Çocuğunuza, ishali geçtikten sonra, iki hafta süre ile ek bir öğün verin.
Çocuğunuzu, ağız ve dilin kuruması, bıngıldak ve gözlerin çökmesi, göz yaşının olmaması, karın derisinin çekilip bırakıldığında yavaş geri dönmesi gibi su kaybı belirtileri yönünden yakından izleyin.
İshalli çocuğunuza, doktor önerisi dışında antibiyotik vermeyin. İshal kesici ilaçların çocukluk çağı ishal tedavisinde asla yeri yoktur.

Aşağıdaki durumlarda çocuğunuzu hemen bir sağlık kuruluşuna götürün;

Belirgin susaması veya su kaybı belirtileri varsa çocuğunuzun ishali üç gün içinde düzelmiyorsa çok sık veya fazla miktarda kaka yapıyorsa, tekrarlayan kusmaları oluyorsa, yeme içmesi bozulduysa, kakasında kan varsa, ateşi yüksek ise.




---------------------------------------------------------------------------------------------

tao kehanet kartlarıyla ve TAROT KARTLARIYLA sorularınıza cevaplar bulun hiç bir ücret ödemeden BURAYA TIKLAYIN

tao kehanet kartlarıyla ve TAROT KARTLARIYLA sorularınıza cevaplar bulun hiç bir ücret ödemeden BURAYA TIKLAYIN

AŞK İÇİN SENDE YORUM EKLERMİSİN



İlk ve ortaokul mezunu annelerin yüzde 45'i, üniversite bitirenlerin ise yüzde 16'sı, bebek beslenmesi konusunda yeterli bilgisinin olmadığını ifade etti
12 ilde 4-36 aylık bebekli 611 anne ile 201 çocuk doktoruyla yapılan araştırmada, Türkiye’de çocukların hamburger, kola ve patates gibi fast food yiyeceklerle tanışma yaşının 1’e düştüğü belirlendi.


12 ilde 4-36 aylık bebekli 611 anne ile 201 çocuk doktoruyla yapılan araştırmada, Türkiye’de çocukların hamburger, kola ve patates gibi fast food yiyeceklerle tanışma yaşının 1’e düştüğü belirlendi.


Araştırma göre , aralarında İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Samsun, Erzurum ve Gaziantep’in de bulunduğu 12 ilde, 4-36 aylık bebekli 611 anne ile özel kurumlarda çalışan 201 çocuk doktoru ile yapıldı.

Araştırmada, “Annelerin 1 yaşından sonra çocuk beslenmesi konusundaki alışkanlıkları ile çocuk doktorlarının bu döneme ilişkin görüşleri” incelendi.

Çalışma, annelerin çocuk beslenmesi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını ortaya koydu. Araştırmaya katılan ilk ve ortaokul mezunu annelerin yüzde 45’i, üniversite mezunlarının ise yüzde 16’sı, bebek beslenmesi konusunda yeterli bilgisinin olmadığını ifade etti.

İlk ve ortaokul mezunu annelerin, bu konuda kendi deneyim ve bilgisinden yararlandığı, diğerlerinin ise kitap, internet ve televizyonlardan bilgi arayışı içinde olduğu tespit edildi. Düzenli doktora gitme alışkanlığının da 1 yaşından sonra düşmeye başladığı belirlenen araştırmaya göre, 12 aya kadar çocukların yarıdan fazlası düzenli doktora götürülürken, bu oran 2-3 yaşlarında yüzde 32’lere kadar düşüyor.

Araştırmayla, çocukların 1 yaşına gelmeden evde pişen yağlı, salçalı yiyeceklerle de tanıştığı belirlendi. Buna göre, çocukların yüzde 60’ı bir yaşına gelmeden, yüzde 12’si ise 6 aydan önce evdeki bu yiyeceklerden tatmış oluyor. Ayrıca çocukların yüzde 82’sine yemek suyuna batırılmış ekmek yediriliyor.


1 YAŞINDAN SONRA ABUR-CUBURLA TANIŞIYORLAR

Çalışmaya göre, 1 yaşından sonra çocuklar abur-cuburla tanışıyorlar. 1-3 yaş arası çocukların bir günde sadece meyve tüketenlerinin oranı yüzde 40 iken, bisküvi, çikolata, gofret gibi yiyecekleri tüketenlerin oranı yüzde 60 olarak belirlendi.

Araştırma, Türkiye’de çocukların hamburger, kola ve patates gibi fast food yiyeceklerle tanışma yaşının da 1’e düştüğünü ortaya koydu. Buna göre, 1 ve 2 yaşındaki çocukların yüzde 19’u, 3 yaşındakilerin ise yüzde 33’ü bu tür yiyecekleri tatmış oluyor. Çalışmaya göre, Türkiye’de genel olarak çocukların yüzde 24’ü, İstanbul’da ise yüzde 41’i, 3 yaşına gelmeden bu yiyeceklerden tüketmiş oluyor. Çocukların yüzde 6’sı daha 1 yaşına gelmeden kola içmeye başlıyor.


Çocuklar için ilk 2 yılın beslenme açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mocan, kırsal kesime doğru kadınların beslenme konusundaki bilgileri anne, arkadaş veya yakınlarından öğrendiğini ve dolayısıyla da sağlıklı beslenme bilgisine sahip olamadıklarını söyledi.

Mocan, çocukların 1 yaşından sonra ancak hastalanınca doktora götürüldüğüne işaret ederek, 1 yaşından önce çocuklara tuz ve şeker verilmemesi gerektiğini bildirdi.

Çocukların çok erken yaşta hamburger, kola ve patates gibi yiyeceklerle tanışmasının da çok tehlikeli olduğunu vurgulayan Mocan, çocuk yaşta gereğinden fazla tuz, yağ ve şeker tüketmenin ileride kalp-damar, şeker, tansiyon ve alerjik hastalıklar için risk taşıdığını ifade etti.





---------------------------------------------------------------------------------------------

tao kehanet kartlarıyla ve TAROT KARTLARIYLA sorularınıza cevaplar bulun hiç bir ücret ödemeden BURAYA TIKLAYIN

tao kehanet kartlarıyla ve TAROT KARTLARIYLA sorularınıza cevaplar bulun hiç bir ücret ödemeden BURAYA TIKLAYIN

AŞK İÇİN SENDE YORUM EKLERMİSİN



Kitap, çocuğun okuma ve öğrenmesinde hayati bir önem taşır.İyi özellikteki kitapların okunması, çocuğa edebi yönden, bilgi yönünden ve dil öğrenme yönünden yardımcı olmaktadır. Dinlemek, konuşma eğitiminin başlangıcıdır ve öğrenmede çok önemli bir yoldur. Çocuk çevresi hakkındaki tüm bilgiyi dinleyerek alır, bu yolla da görsel ve işitsel algıyı, görsel işitsel ayrımı, görsel-işitsel hafızayı geliştirir. Kitaplar aynı zamanda çocukların zihinsel gelişimine de katkıda bulunduğundan, çocukların daha iyi öğrenmeleri onlara kitap okumakla gerçekleşmektedir. Okul öncesindeki çocuklar için hazırlanan kitaplar kısmen ya da tamamen resimden meydana gelmişlerdir. Çocuğun kitapla karşılaşması önce
resimle, resim-öykü, az resim-çok metin ve nihayet resimsiz metinlere doğru bir gelişme süreci izlenmektedir.
Özel eğitim gerektiren çocuklar için kullanılacak kitapların, mevcutların en uygunları arasından seçilmesine dikkat edilmelidir. Bu çocuklar için ilk kullanılacak kitaplarda genellikle hiç yazı bulunmamalıdır. İçinde çocuğun tanıdığı cisim, hayvan ve insanların resimlerinin bulunması, kitabın çocuğun ilgisini çekebilmesini sağlar. Konusuz ve yazısız resimli kitapların kullanımından sonra, basit konulu, tek olaylı, hareketli, gerçekçi, kısa, yazı ve resimi birbiri ile ilişkili öykülere geçilir. Örneğin; Ali düştü. Dizini yaraladı. Ali ağlamadı gibi. Kitaplar çocukla yetişkin arasında resimli ve favdalı bir konuşma aracı, köprü vazifesi görürler Örneğin kitapta bir insan resmi varsa, baş:, kollan, parmakları öğretilerek, çocuğun hem sözcük dağarcığının gelişmesi hem de düşünmesi sağlanır. Bu öykülerin defalarca dinlenmesi sonucunda sözcük bilgisinin artması, da daha kompleks öykülerin anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır.Kitaplar bu seviyede dil stimulasyonunun temelini teşkil ederler. Küçük çocuklar için hazırlanan kitaplarda ki konuların gerçek hayattan alınmış olması gerekmektedir (günlük olaylar, hayvanlar, makineler gibi).
Öykü kitaplarındaki resimler, anlaşılır, hareketli, detaysız ve aslına uygun olmalıdır. Her sayfada bir-iki satırdan fazla olmamalı, tamamlanmamış cümle ve ifadeler kullanılmamalıdır. Ayrıca öykü çocuğun yeteneklerine uygun olmalı ve öyküyü oluşturan her cümle, anlama kolaylığı getirmesi için ayrı bir resimle anlatılmalıdır.
Çocuk, kitabı hem dinleyip hem de resimlerine bakamayacağından, önce sayfadaki resim gösterilmeli, sonra yazı kısmı okunmalıdır. Okuma daima açık ve net biçimde olmalı, kısa cümleler kurulmalıdır. Belirli bir anlatma şekli oluşursa, çocuklar öykü saatlerinden büyük fayda ve mutluluk duyarlar. Bilhassa dil gelişimleri için, bu çocuklara: öykü dinleme, öykü dramatize etme ve resimli öyküyü dinleme fırsatı verilmelidir. Resimlerin kullanımı ile çocuğun nedensel ilişkileri görme kabiliyeti de ortaya çıkabilir. Ayrıca, kitap basitleştirilip, kartlara çizilerek de anlatılabilir. Öykünün resim çizilerek anlatılması, çocuğun kitaptaki hareketleri pekiştirmesinde yardımcı olur, her resim hareketinin basit bir öyküsünü taşımalıdır. Aksi takdirde çocuğun dikkati dağılabilir. Çizerek anlatmada, çöpten adam çizmek hem kolaydır, hem de anlatan kişinin öyküleri çocuğun sözcük bilgisini uygun olarak resimlemesini sağlar.
Genellikle her kitapta bir yeni kelime çocuğa verilmelidir. Okuma kolaylığı getirmek için de sözcüklere vurgulama yapılabilir.
Öykü, resimler gösterilmek suretiyle teypten dinletilebileceği gibi, dramatize edilerek, kukla oynatılarak da , anlatılabilir.
Kitap bittikten sonra, çocuğa kitap hakkında konuşma fırsatı verilmelidir. Az cevap gerektiren kısa öyküler çocuk için daha kolaydır. Çünkü, uzun öyküler çocuğun değişik cevaplar vermesini gerektirir ve daha zordur. Bu nedenle, kısa öykülerden başlayıp, çocuğun yetenekleri geliştikçe uzun öykülere geçilmelidir Ayrıca çocuk, kitaptaki resimleri anlamaya, kitapla ilgili sorulan cevaplamaya, yarım bırakılan cümleyi tamamlamaya, yarım bırakılan kitabı anlatmaya, sonra da kitabı kendi cümleleriyle özetlemeye teşvik edilmelidir. Bu arada çocuğa model olmak, anlattıklarını pekiştirmek, genişletmek, tekrarlamak, ritm, kafiye, tekerleme, müzik kullanmak, öyküyü eğlendirici hale getirmek, çocukla diyalog kurmada geçerli olan tekniklerdir. Bu tekniklerin de kullanılmasıyla dikkatle dinlenmeye, sormaya ve anlatmaya alıştırılmış bir çocuk çevreye uyum sağlamakta güçlük çekmeyecektir. Unutmamalıdır ki, kitaplara ilgi ancak öykü anlatmakla sağlanabilir




---------------------------------------------------------------------------------------------

tao kehanet kartlarıyla ve TAROT KARTLARIYLA sorularınıza cevaplar bulun hiç bir ücret ödemeden BURAYA TIKLAYIN

tao kehanet kartlarıyla ve TAROT KARTLARIYLA sorularınıza cevaplar bulun hiç bir ücret ödemeden BURAYA TIKLAYIN

AŞK İÇİN SENDE YORUM EKLERMİSİN



Oyun ve bunu destekleyen oyuncaklar, çocuğunuzun; düşünme ve keşfetmeyi öğrenmesi, fiziksel becerilerinin gelişmesi, güven kazanması, iletişimi ve sosyalleşmeye başlaması açısından son derece yararlıdır.

Gelişim basamakları boyunca çocuğun hareketlerine düzen getiren, zihinsel, bedensel ve psiko-sosyal gelişimlerine yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemesi oyuncak olarak tanımlanabilir. Su, kil, kum gibi doğal" oyun malzemesiyle, boş kibrit kutusu, makara gibi artık ürünler de oyuncak kapsamına girer.

Oyuncaklar, çocuğun doğal yeteneklerini kolaylaştıran, böylelikle de büyük bir eğitimsel işlevi yerine getiren oyun malzemeleridir. Çocukta seçme ve değerlendirme duygusunu da geliştiren oyuncaklar, bu işlevleri ile çocuğun kendi kendine karar verebilmesine ve belirli bir alanda beceri kazanmasına olanak hazırlarlar.

Eğitimsel değeri büyük olan oyun malzemelerinden biri "su"dur. Dokunma duyusunun gelişimini sağlayan önemli'bir oyun aracı olan su, aynı zamanda çocuğa büyük bir haz verir. Deneyim ve keşif olanakları sağlayan su sayesinde utangaç çocuk uyarılır, saldırgan çocuk sakinleşir. Su, ayrıca çocuğun dikkatini bir konu üzerine uzun süre toplamasına da yardımcı olur.

Kum ve su 2 yaşından itibaren tüm yaşlar için temel oyun malzemeleridir.
Açık hava oyunlarının yanında, Kum havuzu ya dolu bir leğende oyun oynamak olanağının çocuğa sağlanması onun fiziksel olduğu kadar zihinsel gelişimine ve güven kazanmasına yardımcı olur.

Burada bahsedilen oyuncaklar, çocuğun doğumu ile 6 yaşı arasında; eğlence yaşatması yanında onun öğrenme potansiyelini geliştirmektedir. Bunlar beraberinde pek çok etkinliği getirmekte ve çocuğun temel becerilerinin gelişiminde etkili olmaktadır.Bu oyuncaklar, doğru şekilde kullanılıp, yeterli derecede verildiği takdirde, çocuğa uzun süreli, büyük bir tatmin sağlar.
:Ancak, çocuk için seçilecek oyuncak, onun yaşına, beceri ve ilgilerine uygun olmalıdır. Oyuncağın yapısı dikkatle incelenmeli. iyi bir oyuncak sağlam, dayanıklı, kullanışlı, bakımı boyası çabuk çıkmayan cinstendir. Keskin ve sivri köşeleri yoktur.. Oysa bazı oyuncaklar kolaylıkla kırılabilecek yapıda ve hassastır. Bu tip oyuncaklar çocuk için tehlikeli olabilmektedir,Bazı oyuncaklar bir süre oynandıktan sonra terk edilebilir, ancak bir süre sonra yeniden dönülerek, aynı oyuncak farklı şekillerde kullanılabilir





---------------------------------------------------------------------------------------------

tao kehanet kartlarıyla ve TAROT KARTLARIYLA sorularınıza cevaplar bulun hiç bir ücret ödemeden BURAYA TIKLAYIN

tao kehanet kartlarıyla ve TAROT KARTLARIYLA sorularınıza cevaplar bulun hiç bir ücret ödemeden BURAYA TIKLAYIN

AŞK İÇİN SENDE YORUM EKLERMİSİN



Etrafı karıştırdığı için sakın çocuğunuza kızmayın. Zeka gelişimi için, bırakın dağıtsın!



Çocukların zeka gelişiminde deneyimlerin çok önemli olduğunu, etrafı karıştırarak deneyim elde ettiklerini vurgulayan uzmanlar, özellikle annelerden bu konuda biraz daha esnek olmalarını istiyor.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Pediatrik Nöroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Anlar, annelerin genellikle çocuklardan yetişkin gibi davranmalarını beklediklerini ve etrafı karıştırmalarına izin vermediklerini belirterek, şunları söyedi:


''Annelerimiz genellikle çocuklarının yaramaz olmalarından ve etrafı karıştırmalarından şikayet ederler. (Orayı elleme, onu karıştırma, otur şuraya) gibi... Bunlar çocukların en çok duyduğu kelimeler. Aynı anne elinde tabak (aman o günkü alması gereken besini alsın, yoksa gelişemez, beyni gelişmez) diye çok iyi niyetli kaygılarla çocuğun peşinden koşar. Bir yaşına kadar iyi beslenmiş, anne sütü almış bir çocuk için ondan çok daha önemlisi, etrafı karıştırarak deneyim edinmesidir.''

Çocuğunu zekasının deneyim elde edebilirse gelişebileceğine dikkati çeken Anlar, ''Çocuk, etrafı karıştırarak, (bunu çekersem gürültüyle bir şeyler devriliyor, şuna dokunursam şunun burası soğuktur, burası serttir) gibi deneyimler elde edecek. Çocuğun zeka gelişimi için annelerin çocuklarının hareketli olmalarına, ortalığı karıştırmalarına izin vermeleri gerekir''diye konuştu.
forumuz.biz'den alınmıştır

Anlar, yurtdışında yapılan bir araştırmada, dağınık olan annelerin çocuklarının zeka gelişiminin daha iyi olduğunun gözlendiğini belirterek, annelerden çocuklarına biraz daha anlayışlı davranmalarını istedi.
forumuz.biz'den alınmıştır

Dağınıklıktan rahatsız olan annelere ise çocuklarına kolayca dağıtabilecekleri bir oda ayırmalarını öneren Anlar, diğer odalarda buna izin vermemelerini önerdi.

Sınırını bilmenin çocuğu mutsuz etmeyeceğini, aksine çocuğun kendisine dünyanın daha güvenilir bir yer olduğu şeklinde bir sınır çizeceğini ve onu mutlu edeceğini belirten Anlar, etrafı karıştırırken de çocuklara belirli sınırlar konulması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde çocuğun toplumda uyumsuz bir birey olarak yetişebileceğini ifade eden Anlar, belirtilen sınırların dışına çıkan çocuklara, çocukluklarına uygun ceza vermenin eğitimi için önemli olduğunu, ancak verilen cezalarda mutlaka tutarlı olunması gerektiğini sözlerine ekledi.